Diz ekleminde özellikle 50 li yaşlarda menüsküs hastalığına eşlik eden kıkırdak aşınması ve kaybı eklem aralığının daralması ve hatta kemiğin kemik üzerine oturmasıyla sonuçlanır.
Diz ekleminin yeni başlamış ve sadece bir bölümünü tutan kıkırdak harabiyeti, dizdeki çarpılma ve ağrılar akla yarım protezleri getirir. Çünkü eklemin düğer bölgeleri sağlıklıdır . Bu hastalara “bekleyin de diziniz iyice bozulunca total protez takalım” demek haksızlıktır. Bu süreç 7-8 yılı bulabilir. Bu süre içinde hastanın yaşam kalitesi düşer. Yürüyüş yapamaz. Kilo almaya başlar. Rastladığımız birçok hasta eski filmlerini de beraber getirdiğinde üzülerek görüyoruz ki eğer bu hastalar 3 yıl önce gelmiş olsalardı takılacak yarım protez ile durum düzeltilebilirdi.
Niçin Yarım Protezler?
Bir kere diz ekleminin sadece 1/3 ünü kullanıyoruz. 2/3 üne dokunmuyoruz. Hastanın orijinal kemiği ve kıkırdağı sağlıklı olarak kalıyor. Yapılan girişim oldukça kolay ve hasta için hafiftir. Mesela kanaması bile bir çay bardağını geçmez. Ekleme çok az değişiklik yapıldığı için hiç sorunsuz ilerde gerekirse normal bir protez takılabilir. Böylece hasta bu protezi yedek olarak elinde tutmuş olur. Ayağa kalkma, iyileşme süreci daha kısa zamanda olur. Ameliyat yarası bile daha kısadır.
Peki, aynı sonucu alıyor muyuz? Evet. Hastanın ağrısı geçince normal hayatına dönüyor ve sorunsuz olarak günlük yaşamını sürdürüyor. Hastalarımız yarım protezle hayatlarını tamamlıyabiliyorlar.
